Keza Hangi Dilde? Bir gün ofisten çıkıp eve doğru yürürken, kafamda takılı bir soru vardı: “Keza hangi dilde?” Bu soru, bana çok yabancı bir şey gibi gelmedi aslında. Hatta zaman zaman kendi kendime bile sorarım: “Keza, bu kelime hangi dilin parçası?” Duyduğumda kafam karışır, ama bir o kadar da hoşuma gider. Çünkü dil, her gün yaşadığımız, duyduğumuz, ifade ettiğimiz bir şey. Dilin kökeni, kullanım şekli, bugünü ve geleceği… Bunlar gerçekten ilginç meseleler. İşte bu yüzden ‘Keza hangi dilde?’ sorusu, aslında bizlerin dil ve kültürle kurduğumuz ilişkiyi sorgulatan bir soru haline geliyor. Peki, ne demek bu ‘keza’? Hangi dillerin karışımında ortaya…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Havlu Suyu Emmer Mi Emmez Mi? Geleceğe Dönük Bir Düşünce Deneyi Havluların su emme kapasitesinin, günlük yaşamda bu kadar derin bir anlam taşıdığını kim tahmin edebilirdi ki? Bu basit, sıradan bir konu gibi görünebilir; ama düşündükçe, aslında gerçekten de çok daha büyük bir soruya işaret ediyor. Havlu suyu emer mi, emmez mi? diye sorarken, aslında bir yandan da geleceği, teknolojiyle değişen dünyamızı ve hatta insan ilişkilerini sorguluyoruz. Bazen küçük bir soruyu, büyük sorulara dönüştürmek işte böyle oluyor. Kendime sıklıkla şöyle sorular soruyorum: Ya böyle basit bir şey, gelecekte tüm dünyayı nasıl etkiler? Yani gerçekten de havlu suyu emer mi, yoksa…
Yorum BırakGaz Maddelerinin Özellikleri: Sosyolojik Bir Bakış Hepimiz bir şekilde gazlarla etkileşimde bulunuyoruz. Hava, nefes alıp verdiğimiz bir ortam; gazlar yaşamımızın her anında bir şekilde yer alıyor. Ancak gaz maddelerinin fiziksel özelliklerine dair bildiklerimiz, çoğu zaman tek bir alanda sıkışıp kalır: bilimsel ve teknik açıklamalarla. Peki, gazların özellikleri bizim toplumsal yapılarımız, kültürel pratiklerimiz, cinsiyet rolleri ve güç ilişkilerimizle nasıl etkileşir? Gaz maddelerinin toplumdaki yerini, normları ve eşitsizlikleri nasıl şekillendirdiğini hiç düşündük mü? Bir insan olarak, gazların varlığını belki de çoğu zaman gözlemleriz ama onları bir toplumsal mesele olarak ele almak pek aklımıza gelmez. Halbuki, gazların özellikleri, toplumsal normlar, eşitsizlikler, güç yapıları…
Yorum BırakEkvatoral İklim ve Pedagojik Perspektif: Öğrenme ve Çevrenin Etkileşimi Hepimiz, çevremizin öğrenme üzerindeki etkisinin ne kadar derin olduğunu bir şekilde deneyimlemişizdir. Bazen sınıfın düzeni, bazen bir dersin atmosferi, bazen de dünyanın dört bir yanında yaşanan kültürel farklılıklar, öğrenme sürecimizin nasıl şekilleneceğini belirler. İklim, bu çevresel faktörlerin başında gelir. Ekvatoral iklim, tropikal bölgelere özgü sıcak ve nemli koşulları temsil eder ve bu iklimdeki öğrencilerin öğrenme deneyimleri de belirli bir çevresel bağlamda şekillenir. Ekvatoral iklimin sadece biyolojik ve coğrafi bir fenomen olmadığını, aynı zamanda pedagojik açıdan da önemli bir yer tuttuğunu fark etmek, öğrenmenin doğasına dair daha derin bir anlayış geliştirmenize yardımcı…
Yorum BırakBuz Suyun Sıvı Hali Midir? Tarihsel Bir Perspektiften Kapsamlı Bir İnceleme Geçmişi anlamak, sadece o anı anlamak değil, aynı zamanda bugünü daha derinlemesine kavrayabilmek için bir anahtar görevi görür. Geçmişin izlerini takip etmek, zamanın birikmiş bilgeliğini keşfetmek gibidir. Bu bakış açısı, suyun sıvı hali olarak tanımladığımız buzun, tarihsel bir boyutla ele alındığında ne kadar çok yönlü ve derinlemesine bir anlam taşıdığına dair düşündürür. Buz, sadece bir fiziksel madde değil, aynı zamanda insanlığın bilimsel anlayışının evrimini yansıtan, kültürel ve teknolojik dönüşümlerin bir göstergesidir. Bu yazıda, buzun ve sıvı suyun tarihsel gelişimine bakarak, bu doğal madde ile olan ilişkimizi zaman içinde nasıl…
Yorum BırakBuz Suyun Sıvı Hali Midir? Tarihsel Bir Perspektiften Kapsamlı Bir İnceleme Geçmişi anlamak, sadece o anı anlamak değil, aynı zamanda bugünü daha derinlemesine kavrayabilmek için bir anahtar görevi görür. Geçmişin izlerini takip etmek, zamanın birikmiş bilgeliğini keşfetmek gibidir. Bu bakış açısı, suyun sıvı hali olarak tanımladığımız buzun, tarihsel bir boyutla ele alındığında ne kadar çok yönlü ve derinlemesine bir anlam taşıdığına dair düşündürür. Buz, sadece bir fiziksel madde değil, aynı zamanda insanlığın bilimsel anlayışının evrimini yansıtan, kültürel ve teknolojik dönüşümlerin bir göstergesidir. Bu yazıda, buzun ve sıvı suyun tarihsel gelişimine bakarak, bu doğal madde ile olan ilişkimizi zaman içinde nasıl…
Yorum BırakBilişsel Psikoloji ve Ekonomi: Seçimlerin, Kaynakların ve Düşünme Süreçlerinin Toplumsal Yansımaları Düşünce süreçlerimiz, kaynakların kıt olduğu bir dünyada verdiğimiz seçimlerin temelini oluşturur. Ekonomik kararlar, genellikle bireylerin, şirketlerin ve devletlerin çeşitli seçenekler arasında seçim yapmasını gerektirir. Ancak bu kararlar, sadece matematiksel hesaplamalar ve stratejik tercihlerle belirlenmez; aynı zamanda insanların düşünme biçimleri, algıları ve önyargıları da büyük rol oynar. Bu bağlamda, bilişsel psikoloji, ekonomiyle kesişen bir alan olarak, ekonomik davranışları ve karar mekanizmalarını anlamada bize önemli ipuçları sunar. Bilişsel psikoloji, insan beyninin nasıl çalıştığını, bilgi nasıl işlenir, öğrenme ve hafıza süreçlerinin nasıl işlediğini araştırır. Ancak bunun ötesinde, bu alan ekonomik kararlarımızı da…
Yorum BırakPsikolojik Bir Mercekten: Bilimsel Makalede Referans Yazma Bir psikolog olarak, insan davranışlarını anlamaya çalışırken sürekli olarak bir şeylere dikkat ederim: insanların düşünme biçimleri, karar alma süreçleri, hatta küçük bir kelimenin bile nasıl farklı duygusal tepkiler doğurabileceği. Bilimsel bir makale yazarken referans eklemek de benzer bir davranış analizi gerektirir. Peki, bu davranış nasıl işler? Nasıl bir psikolojik süreçten geçeriz? İster akademik yazılarla uğraşın, ister bilimsel bir argümanı desteklemek için makale yazıyor olun, bilimsel referans yazma, aslında bir anlamda bilginin doğru şekilde kodlanması ve başkalarına sunulmasıdır. Bilimsel Makalede Referansın Psikolojik Temelleri Bilimsel makalelerde referans vermek, sadece bir kaynağa atıfta bulunmakla kalmaz, aynı…
Yorum BırakTuruncu Renk Neynın Simgesidir? Bazen farkında olmadan etrafımızdaki renkler, düşüncelerimize ve duygularımıza yön verir. Bir renk, sadece bir tasarım unsuru olmanın ötesinde, aslında daha derin anlamlar taşır. Mesela, turuncu… Günümüzde turuncu renk, canlılık, enerjik bir atmosfer ve yenilikle ilişkilendiriliyor. Ama ya bu renk gelecekte daha büyük bir anlam taşırsa? Belki de 5-10 yıl sonra turuncu, bizim için çok daha fazlasını ifade eder. Ankara’da teknolojiye meraklı, geleceği düşünerek yaşayan biri olarak, turuncu rengin bizim hayatımızda ne gibi değişiklikler yaratabileceğini düşündüm. Gelecekte bir gün, belki de turuncu bir renk, kişisel ve toplumsal ilişkilerimizi, çalışma hayatımızı veya duygusal bağlarımızı etkileyecek bir simgeye dönüşebilir.…
Yorum BırakKesin Olarak Verilen Karar İstinaf Edilebilir Mi? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden İstanbul’da bir sabah, işe giderken, önümde yürüyen bir grup genç vardı. Gülüp eğleniyor, yüksek sesle konuşuyorlardı. Birden biri, yanındaki arkadaşına dönüp şunu söyledi: “Kesin olarak verilen bir karar, istinaf edilebilir mi ya?” Gençlerin arasında beliren bu soru, sadece hukuki bir tartışma değil, aynı zamanda toplumsal dinamikleri anlamak adına çok daha derin bir yerden sorgulanan bir meseleye dönüştü. Peki, gerçekten de kesin olarak verilen bir karar istinaf edilebilir mi? Toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet perspektifinden bu soruya nasıl yaklaşmalıyız? Kesin Karar Ne Demek? İlk önce, kesin…
Yorum Bırak