COUNTIF Ne Demek? Bir Excel Fonksiyonundan Siyasal Analize
Güç ilişkilerini anlamaya çalışırken bazen en basit görünen araçlar şaşırtıcı sorular ortaya çıkarır: Kim sayılıyor, kim görünmez kalıyor, hangi davranışlar tekrar ediyor ve kurumlar bu tekrarları nasıl anlamlandırıyor? COUNTIF tam da bu noktada ilginç bir kavram haline gelir. İlk bakışta yalnızca bir Excel fonksiyonu olan COUNTIF, belirli bir koşulu karşılayan hücrelerin kaç tane olduğunu hesaplar. Örneğin =COUNTIF(A2,"Evet") formülü, seçili aralıkta “Evet” yanıtlarının sayısını verir.
Fakat siyaset bilimi açısından mesele yalnızca “kaç tane?” sorusu değildir. Asıl mesele şudur: Neyi sayıyoruz ve neden onu sayıyoruz?
COUNTIF Ne İşe Yarar?
Sevgili Cucu ziyaretçileri, bu yazıda Countif ne demek konusunu derli toplu biçimde inceliyoruz.
COUNTIF, İngilizce “Count If” yani “Eğer … ise say” anlamına gelir. Excel’de belirli bir ölçütü karşılayan verileri saymak için kullanılır.
Örneğin bir kamuoyu araştırmasında:
=COUNTIF(B2,"Demokrasi")
formülü, B sütununda “Demokrasi” yanıtının kaç kez geçtiğini bulabilir.
Benzer şekilde seçim analizlerinde belirli bir partinin kazandığı bölgelerin sayısını, anketlerde belirli bir görüşü destekleyenlerin oranını ya da meclis oylamalarında “evet” diyen milletvekillerinin sayısını hesaplamak mümkündür.
Ancak Saymak, Açıklamak Değildir
Burada siyasal analizin kritik sınırına geliyoruz. COUNTIF bize bir olayın kaç kez gerçekleştiğini gösterebilir; fakat neden gerçekleştiğini tek başına açıklayamaz.
Bir ülkede seçmenlerin yüzde 70’inin belirli bir politikayı desteklediğini düşünelim. Bu veri güçlü görünüyor. Fakat yurttaşlar bu desteği özgür bir tartışma ortamında mı verdiler? Medyanın çoğulculuğu ne durumdaydı? Ekonomik koşullar tercihleri etkiledi mi? Devlet kurumlarına duyulan güven nasıldı?
Sayı aynı kalırken siyasal anlam tamamen değişebilir.
İktidar ve Kurumlar: Kim Sayıyor?
Siyasette veri hiçbir zaman tamamen masum değildir. Hangi göstergenin kullanılacağı, hangi kategorilerin oluşturulacağı ve hangi davranışların ölçüleceği birer kurumsal tercihtir.
Bir seçimde yalnızca oy oranlarını COUNTIF mantığıyla saymak, sandıkta ortaya çıkan tercihi gösterir. Fakat seçim sisteminin kendisi iktidarın dağılımını dönüştürebilir. Nispi temsil ile çoğunluk sistemi aynı oy davranışını farklı parlamenter sonuçlara çevirebilir.
Dolayısıyla “kaç kişi kazandı?” sorusundan önce “hangi kurallar altında kazandı?” sorusunu sormak gerekir.
İktidarın Veriye Dönüşmesi
Modern devletler yurttaşları yalnızca yönetmez; onları kategorilere de ayırır. Seçmen, mükellef, işsiz, öğrenci, göçmen veya vatandaş gibi kategoriler üzerinden toplumsal hayat ölçülür.
Bu durum Michel Foucault’nun iktidar ve bilgi arasındaki ilişkiye dair düşüncelerini hatırlatır: Bilmek, aynı zamanda sınıflandırmak ve yönetilebilir hale getirmek anlamına gelebilir.
Bu nedenle bir veri tabanında “kaç kişi?” sorusunun arkasında daha büyük bir soru vardır:
Devlet kimi görünür kılıyor, kimi dışarıda bırakıyor?
İdeoloji ve Yurttaşlık: Sayıların Ardındaki İnsan
İdeolojiler de verilerin yorumlanmasını etkiler. Liberal bir yaklaşım bireysel haklar ve tercih özgürlüğüne, sosyal demokrat bir yaklaşım eşitsizlik ve sosyal güvenliğe, muhafazakâr bir yaklaşım ise düzen, gelenek ve toplumsal sürekliliğe daha fazla ağırlık verebilir.
Aynı COUNTIF sonucu farklı ideolojik çerçevelerde farklı anlamlara gelebilir.
Örneğin gençlerin siyasal katılım oranı düşüyorsa bunu yalnızca “gençler siyasete ilgisiz” şeklinde okumak kolaydır. Oysa sorun siyasal kurumlara duyulan güvensizlik, temsil krizleri, ekonomik belirsizlik veya mevcut partilerin gençlerin taleplerini karşılayamaması olabilir.
Burada katılım yalnızca sandığa gitmek değildir. Protesto etmek, örgütlenmek, dilekçe vermek, kampanyalara katılmak, yerel siyasette söz sahibi olmak ve dijital alanda kamusal tartışmaya dahil olmak da yurttaşlığın parçalarıdır.
Demokrasi ve Meşruiyet: Çokluk Yeterli mi?
Demokratik siyasette çoğunluk önemlidir ama çoğunluk tek başına meşruiyet anlamına gelmez.
Bir yönetim seçim kazanabilir. Peki muhalefetin hakları korunuyor mu? Yargı bağımsız mı? Basın özgür mü? Azınlıkların hakları güvence altında mı? Yurttaşlar siyasal kararları etkileyebiliyor mu?
Karşılaştırmalı siyaset bize bu soruların önemini açıkça gösterir. Bazı ülkelerde seçimler düzenli biçimde yapılırken demokratik kurumların bağımsızlığı zayıflayabilir. Bazı ülkelerde ise güçlü seçim kurumları, özgür medya ve sivil toplum mekanizmaları iktidarın sınırlandırılmasına yardımcı olabilir.
Güncel Siyasette “Kaç Kişi?” Sorusu
Bugünün siyasetinde anketler, sosyal medya verileri ve seçim istatistikleri giderek daha fazla önem kazanıyor. Bir siyasi liderin paylaşımının kaç kişiye ulaştığı, bir politikaya desteğin yüzde kaç olduğu veya bir protestoya kaç kişinin katıldığı sürekli ölçülüyor.
Fakat dijital çağın temel paradokslarından biri burada ortaya çıkıyor: Çok ölçmek, toplumu gerçekten anlamak anlamına gelir mi?
Sosyal medyada milyonlarca görüntülenme alan bir siyasal mesaj sandıkta aynı karşılığı bulmayabilir. Aynı şekilde sessiz kalan bir yurttaşın siyasete ilgisiz olduğunu varsaymak da hatalı olabilir.
Countif ne demek başlığını birlikte inceledik, Cucu olarak bir sonraki içerikte görüşmek üzere.
COUNTIF Bize Ne Öğretebilir?
COUNTIF basit bir fonksiyondur; fakat siyasal düşünce açısından güçlü bir metafor sunar. Bize önce veriyi saymayı, ardından o sayının arkasındaki kuralları ve ilişkileri sorgulamayı hatırlatır.
Bir toplumda kaç kişi oy kullanıyor? Kaç kişi siyasete güveniyor? Kaç kadın parlamentoda temsil ediliyor? Kaç yurttaş karar alma süreçlerine katılabiliyor?
Ve belki daha rahatsız edici soru:
Saymadığımız insanlar, siyasal gerçekliğin neresinde?
Demokrasiyi yalnızca rakamlardan ibaret görürsek toplumsal hayatın karmaşıklığını kaybedebiliriz. Fakat verileri tamamen reddedersek de iktidarın nasıl dağıldığını ölçmekte zorlanırız.
Bence asıl mesele COUNTIF’in bize verdiği sayıyı küçümsemek değil, o sayıya fazla güvenmemektir. Çünkü siyaset, yalnızca kaç kişinin “evet” dediğini değil, insanların neden evet ya da hayır dediğini; hangi kurumların bu tercihleri şekillendirdiğini ve kimin karar süreçlerinin dışında kaldığını anlamaya çalışır.
Sonuçta her siyasal veri setinin arkasında insan vardır. Her sayı bir yurttaşın davranışını temsil eder. Ve her sınıflandırmanın arkasında bir güç ilişkisi bulunabilir.
Belki de demokrasinin en önemli COUNTIF formülü şudur: Bir toplumda kaç kişi sayılıyor? Peki kaç kişi gerçekten hesaba katılıyor?
HTML başlık hiyerarşisini tamamla
HTML başlık hiyerarşisini tamamla
COUNTIF sözdizimini teknik olarak netleştir
Metne net bir tartışma çağrısı ekle